MENÜ
ANA SAYFA
x

Fincancı: Barış Dışında Seçeneğimiz Yok

14.10.2016

14.10.2016

MERSİN (DİHA) – Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan aracılığıyla yaptığı açıklamanın çok önemli olduğunu belirterek, “Barış dışında başka bir seçeneğimiz yok” dedi.

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirgesi imzacılarından Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, çözüm sürecinin bitirilmesiyle binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, bir milyon insanın neredeyse zorla yerinden göç ettirildiğini, evlerin tamamen yıkıntı haline geldiğini hatırlatarak, barışın olmadığı, barışın tartışılmadığı yerde insanların çok ağır zararlara uğradığını söyledi. Barış iradesinin açıklanmasının çok önemli olduğuna dikkat çeken Fincancı, özellikle Öcalan’ın bu çağrıyı yaparak, barış iradesini beyan etmesinin çok önemli olduğunu belirtti. Fincancı, “Tam da bunun üzerinden aslında Türkiye’nin barışı yeniden konuşmaya başlaması ve bir an önce insanların ölmesinin önüne geçilmesi gerekir” dedi.

‘Tüm yaşam koşulları ortadan kaldırılıyor’

Kapitalizmin kriz yaşadığı dönemlerde savaşın öne çıktığını vurgulayan Fincancı, savaş üzerinden kriz çözümleri araştırıldığını belirtti. Türkiye’nin de aslında bir süredir üstü örtülü bir kriz yaşadığına dikkat çeken Fincancı, “Ağır bir krizin içinde yeni sermaye gruplarının, silah üreten şirketlerin öne çıktığı bir dönem. Savaş sadece silah üretenlerin işine yarıyor” diye konuştu. Bu savaşta insanların yaşamını kaybettiğini dile getiren Fincancı, şöyle devam etti: “İnsanlar bu savaşın içinde işsiz kalıyor, bu savaşın içinde yaşam koşulları ağırlaşıyor. Darbe girişimi sonrası sadece darbecilere değil, muhaliflere ve Kürtlere yönelik yoğun saldırılarda başladı. Dolayısıyla sadece silahlarla öldürmek değil, sadece tanklarla insanların evlerini başlarına yıkmak değil, sadece keskin nişancılar tarafından birbirlerinden su almaya, yemek almaya çalışanları katletmekle değil aynı zamanda insanların bütün yaşam koşullarının ortadan kaldırıldığı, tüm muhalif basının kesildiği bir dönemden de geçiyoruz. Dolayısıyla savaş her dönemde insanlığı ortadan kaldıran bir argümandır.”

‘Türkiye yargılanacak’

OHAL’in uzatılmasıyla birlikte 1980 darbesinin cunta koşullarına dönüldüğünü vurgulayan Fincancı, “Çünkü ilan edilen OHAL’de 1983’te çıkarılan OHAL yasasına dayandırılıyor. Dolayısıyla bütün süreç de geriye döndü. Zaten hukuka dair hiçbir uygulama yok. Hukuka dayandırılan hiçbir uygulama kalmadığı gibi hukuka dayandırma imkanı da yok. O nedenle bu dönemde cezaevlerinde işkence öyküleri geliyor ve ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya Türkiye’de insanlar. Üstelik bunların belgelenmesi ile ilgili ciddi kısıtlamalar var” dedi. Cezaevlerinde fiziksel işkencenin yanı sıra psikolojik işkencenin de uygulandığını dile getiren Fincancı, “Dolayısıyla bu dönem daha sonra ağır insan hakları ihlalinin yapıldığı bir dönem olarak yargılanacak” ifadelerinde bulundu.

‘Doğrular üzerinden, barışı konuşabiliriz’

Yeniden barış ortamının sağlanması ve toplumun yeniden barışı tartışmasının önündeki en büyük engelin özgür basına yönelik baskılar olduğunu ifade eden Fincancı, devamında şunları kaydetti: “Dolayısıyla topluma sadece iktidar yanlısı havuz medyası seslenebiliyor ve sürekli yalan söylüyor. Bütün olaylar çarpıtılarak veriliyor. Toplumun bize verilmeyen haberleri satır aralarında okuma becerisini, soru sorma becerisini geliştirmesi gerekiyor. Bize verilen her bilgiyi doğru gibi kabul ediyoruz ama aslında öyle değil. Doğru soruları sorarak, gerçeğe ulaşarak yeniden barışı konuşabiliriz.”

“Halkın yönlendirildiği, düşman edildiği toplumlarda kadınlara büyük rol düşüyor” diyen Fincancı, “Kadınlar bu düşmanlığın üstesinden gelmek zorundalar. Hikayelerini paylaşacakları farklı ortamlar yaratmalıdır. Barış dışında başka bir seçeneğimiz yok. Barışı kurarken de yaralarımızı nasıl saracağımızı geleceğe dönük oturup, planlamak zorundayız. Özellikle Kürtler son bir yıl içerisinde gerçekten hiç olmadığı kadar ağır yaralarla çıktı bu süreçten. O yüzden barışı konuşmanın yanında yaralarımızı nasıl saracağımızı da planlamamız gerekiyor” ifadelerinde bulundu.

(ba/st/avt)

http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/539869