Basına ve Kamuoyuna
12 Mart 2020
YAŞAMI VE İNSAN ONURUNU SAVUNUYORUZ
AÇLIK GREVİNDEKİ GRUP YORUM ÜYELERİNE
ZORLA MÜDAHALE TEHDİDİNE SON VERİLSİN!
Grup Yorum üyelerinin konser yasakları, gözaltılar, tutuklamalar, çalışmalarını yürüttükleri kültür merkezinin sürekli basılması ve bazı üyelerinin “Arananlar” listesine alınması üzerine 9 ay önce başlattıkları açlık grevi devam ediyor.
11 Mart Çarşamba günü, gece saat 03:00 sularında Helin Bölek’in ve İbrahim Gökçek’in kaldıkları eve polis zoruyla girilmiş ve Helin Bölek ve İbrahim Gökçek rızaları dışında, zorla hastaneye götürülmüşlerdir. Kendileri zorla hastaneye götürüldükten sonra Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından Türk Medeni Kanunu’nun “Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması” başlıklı 432. maddesi uyarınca verilen “zorunlu yatışa izin verilmesi” kararı neticesinde de hastaneye yerleştirilmişlerdir.
İbrahim Gökçek’in sol bacak venlerindeki tromboz, kendisinin hareket etmesini tıbben riskli duruma getirmiş iken kişinin zorla götürülmesi nedeniyle yaşamsal tehlikeyle karşı karşıya kalmasına neden olunmuştur. Öncelikle belirtmek isteriz ki; Dünya Tabipler Birliği Malta Bildirgesi uyarınca, kişilere zorla müdahale edilmesi etik ilkelere aykırıdır. İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi’nin 5. maddesi: “Sağlık alanında herhangi bir müdahale ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden/onam vermesinden sonra yapılabilir.” uyarınca da kişilerin muvafakatı olmaksızın herhangi bir sağlık müdahalesinin yapılması mümkün değildir.
Helin Bölek’in ve İbrahim Gökçek’in zor kullanılarak hastaneye yerleştirilme nedeni olarak gösterilen Türk Medeni Kanunu’nun 432. maddesi, kişilerin “akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık ve serserilik” olarak sınırlı olarak sayılan sebeplerden birine sahip olması, “toplum için tehlike oluşturan” kişilerden olması ve sınırlı sayılan nedenlerden serserilik dışındaki nedenlerle ilgili resmi sağlık kurulu raporuna sahip olması halinde uygulanabilecektir. Biz sağlık çalışanları ve insan hakları savunucuları olarak yaşamın kutsallığına saygı göstermenin etik bir zorunluluk, hastanın kendi aldığı karara saygı göstermenin ise görev olarak tanımlanması; Helen Bölek’in ve İbrahim Gökçek’in protestolarını sona erdirmesi için muvafakatleri olmadan müdahale edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle sorunu çözmeleri için sorumlulara sesleniyoruz.
  Helin Bölek , İbrahim Gökçek ve Mustafa Koçak açlık grevlerinin 260’lı günleri geride bıraktı, onlara destek veren Çağdaş hukukçular derneğinden avukatların açlık grevi 40’ lı günlere yaklaşmış bulunmakta. Adalet talebi ile başlatılmış ölüm oruçlarının sonucunda kalıcı sakatlık ve ölüm her an gerçekleşebilir.
Biz  insan hakları örgütleri ve sağlık örgütleri olarak devleti bir an önce çözüm odaklı girişimlerde bulunmaya davet ediyoruz. Hastanelerde zorla tutma, hele hele zorla besleme gibi bir müdahelenin işkence olduğunu, uluslararası sözleşmeler ve bildirgeler çerçevesinde tedaviyi red eden açlık grevcilerinin hemen hastaneden evlerine gitmesine olanak verilmesi ve taleplerinin  gerçekleştirilmesi için sürecin takipçisi olduğumuzu ve olacağımızı duyuruyoruz.
Açlık Grevi İzleme Heyeti
(SES İstanbul Şubeleri, İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, İstanbul Tabip Odası)
Paylaş