MENÜ
ANA SAYFA
x

Açlık Grevinin Kritik Günlerindeyiz

ORTAK AÇIKLAMA
01.08.2017

01 Ağustos 2017

OHAL ilanının 1. Yıl dönümünü geride bıraktığımız şu günlerde; OHAL işçiler üzerindeki etkisini KHK’ler ile grev yasaklarıyla ardı ardına çıkan emek düşmanı yasalarıyla sürdürmeye devam ediyor.

Bundan tam 146 gün önce Semih Özakça ve Nuriye Gülmen “İşimizi Geri İstiyoruz” talebiyle başlattıkları açlık grevinin 75. gününde gözaltına alınıp tutuklanmışlardır. Edindiğimiz bilgilere göre Nuriye Gülmen ve Semih Özakça istekleri dışında ve tepkilerine rağmen cezaevi kampüs hastanesine yatırılmışlardır. Buradan öncelikle tüm hekim/ sağlık emekçilerine hatırlatıyoruz: Çok kısıtlı haller dışında bireye rağmen bireyin kendi vücuduyla ilgili karar almak, vücuduna zorla müdahale etmek, etik ihlaldir. Sorunun çözümü tıbbi müdahale değildir. Bu konuyla ilgili, Uluslararası Etik Kurallar, Cenevre Bildirgesi, Lizbon Bildirgesi, Hamburg Bildirgesi, Seoul Bildirgesi, İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi, İstanbul Protokolü, Türk Tabipleri Birliği Hekimlik ve İnsan Hakları Bildirgesi; özellikle de Tokyo Bildirgesi ve Malta Bildirgesi’ne bağlı kalın. Yaşanacak her sorunda hekimlerin/sağlık emekçilerinin bize danışabileceklerini ve dayanışma göstereceğimizi tekrar hatırlatıyoruz.

Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’in tutuklanmalarından itibaren Esra Özkan Özakça da açlık grevine başlamıştır. Talebi; Semih ve Nuriye’nin tutukluluk halinin sonlandırılmasıdır. Bugün, Esra Özkan Özakça açlık grevinin 71. gününde.  Bizler Ankara Tabip Odası olarak kendisine açlık grevi süresince oluşabilecek sağlık sorunlarını anlatıp belirli aralıklarla muayenesini gerçekleştirdik. Kendisi yalnızca su, şeker, tuz ve B1 vitamini almaktadır. Esra Özakça, açlık grevinin başında 56 kilo iken bugün 49 kiloya gerilemiştir. Açlık grevinin ikinci haftasında muhtemelen Yüksel Caddesi’nde kullanılan kimyasal gazlara bağlı gelişen alerjik reaksiyona bağlı cildinde döküntüler, sindirim sistemine ait sorunlar görülmüştür. Kas protein yıkımına bağlı özellikle bacak kaslarında güçsüzlük bulunmaktadır. Açlık grevinin başından beri olan ishal şikayeti nedeniyle sodyum ve potasyum değerlerinin bazal değerlerin altında olduğu görülmüştür.

Esra Özkan Özakça’nın açlık grevi artık kritik günler içerisindedir. Biz sağlık emekçileri olarak bu genç eğitimcilerin yaşamları konusunda tüm toplum gibi kaygılanmaktayız. Tüm adalet arama yollarının kapatıldığı şu günlerde insanların hak arayışlarının açlık grevleri ile birer çığlığa dönüştüğünü görüyoruz. Bizler sağlık emekçileri olarak bu çığlık karşısında çaresizce beklemek yerine; en temel talepler karşısında duvar olanlara inat yaşam hakkının kutsallığını savunarak Semih’i, Nuriye’yi, Esra’yı yaşatmak istiyoruz. Yetkililerin bir konuyu anlamaları gerekmektedir; Açlık grevini bitirecek olan asıl şey eylemcilerin iradesini kırmak değildir. Açlık grevindekilerin taleplerini dinlemeleri; toplum vicdanına kulak vermeleri onları bu yanlıştan döndürecektir.  Bizler bir kez daha Esra, Semih ve Nuriye’nin açlık grevi karşısında yetkilileri duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Ankara Tabip Odası

Türkiye İnsan Hakları Vakfı

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi