HUKUKİ SÜRECE DAİR KISA BİLGİ NOTU

Başkanımız Şebnem Korur Fincancı hakkında 11 Ocak 2016 tarihinde yayınlanan “Bu Suça Ortak Olmayacağız.” Bildirisini imzalaması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen Terör Örgütü Propagandası yapmak suçundan soruşturma başlatılmış ve Başkanımız savcılıkta şüpheli sıfatıyla ifade vermiştir. Savcının başkanımız hakkındaki iddianamesinde terörle mücadele kanununun propaganda suçunu düzenleyen 7. Maddesinin 2. fıkrası sevkiyle kamu davası açılması talep edilmiş, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianame kabul edilerek dava açılmıştır.

13.12.2018 tarihli üçüncü celsede dava dosyasına bir gece önce yeni deliller eklendiği öğrenilmiş, bu delillerin incelenmesi için avukatlar tarafından süre talep edilmiş ve bir hafta sonrasına 19.12.2018 tarihine duruşma ertelenmiştir. Dava dosyasına eklenen deliller; Başkanımızın sokağa çıkma yasağı sonrası Cizre’de yaptığı incelemelere dair ön raporu, Evrensel Gazetesine ve Özgür Haber Gazetesine verdiği aynı konulu röportajlarıdır.

19.12.2018 tarihinde görülen 4. Duruşmada, avukatları tarafından mahkeme heyetinin bağımsız ve tarafsız olmadığı gerekçesiyle CMK 24. Md vd hükümleri gereği reddi talep edilmiş ve fakat heyet tarafından red talepleri reddedilmiştir. Red talebinin reddi sonrası 7 günlük itiraz hakkı mevcut olmasına rağmen, heyet duruşmaya devam ederek yasaya aykırı olarak karar aşamasına geçmiştir.

Duruşma sonucunda dava karara bağlanmış; başkanımızın Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen Terör Örgütü Propagandası yapmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve ceza alt sınırı 1 yıl olmasına rağmen “suç tarihinden hemen önce ve sonrasında 05.03.2016 tarihinde vermiş olduğu röportajlarında kullanmış olduğu ifadeler, özellikle suça konu bildiri içeriğiyle örtüşecek şekilde TSK’nın tamamen savunma ve güvenlik amaçlı bölgedeki faaliyetini vahşet, soykırım girişimi, savaş suçu ve Kürt halkına topyekûn saldırı olarak ifade etmesi, bölgede PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü tarafından yapılan hendek kazma eylemlerini övmesi, özyönetim anlayışına sahip çıkması bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın güttüğü amaç ve saiki, sanığın kastının yoğunluğu, sanığın bildiriden sonraki bildiriyi kabullenme ve sahiplenme iradesi, suç konusunun önem ve değeri, oluşan tehlikenin boyutu” nedenleriyle alt sınırdan uzaklaşarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

Bildirinin basın ve yayın yoluyla kamuoyuna duyurulmuş olması nedeniyle Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2-2 maddesinde düzenlenen Terör Örgütü Propagandasının basın yayın yoluyla yapılması ağırlaştırıcı neden hükmü uygulanarak yarı oranında artırım yapılmış ve neticeten  2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme heyetin tarafından Başkanımızın duruşmadaki tutum ve davranışları olumsuz olarak yorumlanmış ve pişmanlık duymadığına dair gözlemleri gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 maddesinde düzenlenen 1/6 orasında iyi hal indirimi uygulanmamıştır.

Verilen cezanın 2 yıl üstü olması nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun hapis cezalarının seçenek yaptırıma çevrilmesi ve ertelenmesini düzenleyen 50., 51. Maddeleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. Maddesi uygulanmamıştır. Kaldı ki Başkanımız yasal olarak kendisine sorulması zorunlu olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumunun kendisine uygulanmasının istenip istenmediği sorusuna karşı istemediğini ifade etmiştir.

Başkanımız hapis cezası kararına karşı 7 gün içinde istinaf kanun yoluna başvurma hakkını hali hazırda kullanmış olup, istinaf başvuru dilekçesi avukatları aracılığıyla mahkemeye verilmiştir.

Verilen hapis cezası 5 yılın altında olduğundan; yalnızca İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) incelemesine tabidir, Temyiz (Yargıtay) incelemesinden geçmeyecektir.

İstinaf İncelemesinin ne kadar zaman alacağı belli olmayıp, yasa ile düzenlenen asgari yahut azami süre yoktur.

Terörle Mücadele Kanunu 7/2 maddesi;

Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Ceza Muhakemesi Kanunu 231/5. Maddesi;

Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

 Madde 231 – (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl(2) veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 maddesi;

Takdiri indirim nedenleri

Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmi beş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.

 (2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.

Türk Ceza Kanunu’nun Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlıklı 50. Ve Hapis Cezasının Ertelenmesi başlıklı 51. Maddesi;

Madde 50-  (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, Çevrilebilir.

 Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. ……… Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, Gerekir.

Paylaş