17.08.2017

2015 senesinde, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollardan çözümüne ilişkin bütünlüklü bir programın uygulanamamasının da yanı sıra, Ortadoğu’daki gelişmelerin de etkisi ile 7 Haziran Genel Seçimlerinin hemen sonrasında, Türkiye’de çatışmalı ortam yeniden başlamıştır. Bu süreçte, Anayasa’ya ve başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere Türkiye’nin temel haklar alanındaki uluslararası yükümlülüklerine aykırı olarak ilan edilen süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasaklarının ilki 16 Ağustos 2015 tarihinde uygulamaya konmuştur. Bu biçimi ile Türkiye’de ilk kez yaşanan sokağa çıkma yasağı uygulamalarında, 16 Ağustos 2015’ten bu yana devam eden 2 yıllık süre içerisinde toplam 11 il ve en az 45 ilçede resmi olarak tespit edilebilen en az 252 süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilanı gerçekleşmiştir[1]. Bu veri, konuya ilişkin 1 Haziran 2017’de yayınladığımız son bilgi notumuzdan bu yana ilgili bölgelerde onlarca kez daha sokağa çıkma yasağı ilan edilerek, ihlal pratiğinin sürdüğünü ortaya koymaktadır.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Dokümantasyon Merkezi’ne göre ilgili il ve ilçelerdeki sokağa çıkma yasağı ilanları aşağıdaki haritada görüldüğü gibidir:

Yasaklar başlamadan önce gerçekleşen 2014 nüfus sayımına göre ilgili ilçelerde yaşadığı bilinen en az 1 milyon 809 bin kişinin özgürlük ve güvenlik hakkı; özel ve aile hayatına saygı hakkı; toplanma özgürlüğü; örgütlenme özgürlüğü; din özgürlüğü; bilgi alma ve verme özgürlüğü, mülkiyetin korunması hakkı, eğitim hakkı, işkence ve insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağı, yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü hakkı olmak üzere en temel hakları ihlal edilerek bu yasaklardan etkilenmiş olduğu tahmin edilmektedir. Fakat yasakların 2016 yılı içerisinde köy ve mezra gibi, nüfus verilerinin takibi düzenli şekilde gerçekleşmeyen ve/veya kamuoyuna uygun biçimde duyurulmayan bölgelere kayması ile bu veri tarafımızca güncellenememeye başlamıştır.

İnsan hakları ihlallerini önlemenin en temel ve etkin yolu olarak, bunları tüm boyutları ile kamuoyu tarafından görünür ve bilinir kılmanın insan hakları örgütlerinin asli varlık nedeni olduğunun bilinciyle, 16 Ağustos 2015’ten bugüne 2 yıldır sürmekte olan sokağa çıkma yasağı uygulamalarına ilişkin kapsamlı bir bilgi notunu da ilerleyen zamanlarda kamuoyunun ilgisine sunmayı hedeflediğimizi paylaşmak isteriz.

Sokağa çıkma yasağı ilanlarına ilişkin ayrıntılı tabloyu indirmek için tıklayınız.

Bu bilgi notunu pdf olarak indirmek için tıklayınız.

You can reach the fact sheet on curfews through this link in English.

 

[1] 11 Ağustos 2017’de Bitlis Valiliği ve 13 Ağustos 2017’de Hakkâri Valiliği tarafından yayınlanan basın açıklamaları ile duyurulan sokağa çıkma yasakları, ilanları kapsamında sınırlılık betimledikleri için bugüne kadar “süresiz ve gün boyu” olarak gerçekleşen ilanlar ile farklılık göstermeleri nedeniyle bu veriye dâhil edilmemiştir. Ancak bunun yeni ve süreğen bir pratiğe dönüşüp dönüşmeyeceği Dokümantasyon Merkezimiz tarafınca izlenecektir.

 

Türkiye İnsan Hakları Vakfı, kurulduğu 1990 yılından bu yana, işkence görenlerin tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine erişimlerine katkı sağlayan, işkencenin belgelenmesi ve önlenmesine ilişkin çalışmalar yürüten ve insan hakları ihlallerine yönelik dokümantasyon, bilimsel araştırma ve eğitim faaliyetleri yürüten uluslararası tanınırlığı ve saygınlığı bulunan bir insan hakları örgütüdür.