5 Mart 2026
LGBTİ+ Hakları, İnsan Haklarıdır!
Kamuoyunun gündemine gelen 10. ve 11. Yargı Paketleri’ne eklenmek istenen, LGBTİ+ hak öznelerini doğrudan hedef alan ve ayrımcılığı derinleştiren düzenlemeler, sivil toplumun ve hak savunucularının kolektif dayanışması sonucunda geri çekildi. Ancak bugün, benzer ve çok daha ağır ihlaller barındıran yeni bir yasal düzenleme hazırlığı içerisinde olunduğunu derin bir kaygıyla takip etmekteyiz. Son olarak Adalet Bakanı’nın beyanlarına göre, LGBTİ+ karşıtı bir yasa tasarısı hazırlığı devam ediyor.
LGBTİ+’lara ve hak savunucularına yönelik hapis cezaları öngören, uygulamada halihazırda sayısız yapısal engelle zorlaştırılan cinsiyet uyum süreçlerini tamamen kriminalize etmeyi hedefleyen bu girişimler, evrensel insan hakları ilkelerine açıkça aykırıdır. Temel hak ve özgürlükleri yok sayan, LGBTİ+’ları ve hak savunuculuğunu suç ilan eden hiçbir yasa teklifi Meclis gündemine taşınmamalı ve kabul edilmemelidir.
Sistematik ve Çok Boyutlu Bir Baskı İklimi ile Karşı Karşıyayız
Söz konusu yasa tasarısı hazırlıkları, Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik on yılı aşkın süredir devam eden ve giderek çok boyutlu hale gelen sistematik hak ihlallerinin bir uzantısıdır. LGBTİ+’ların temel hakları korunmamakta, üst düzey kamu görevlilerinin ayrımcı ve kışkırtıcı söylemleri cezasızlık zırhıyla sürmekte, barışçıl onur yürüyüşlerine ve homofobi karşıtı etkinliklere yönelik sistematik polis müdahaleleri ve keyfi gözaltılar devam etmektedir.
Bu baskı iklimi, devletin resmi politikalarında da kurumsallaştırılmaya çalışılmaktadır. “Aile Yılı” kapsamında yürütülen resmi politikalarda LGBTİ+’ların “cinsiyetsizleştirme” ve “aile karşıtlığı” gibi asılsız iddialarla hedef gösterilmesi, toplumsal damgalamayı körüklemekte ve idari karar süreçlerinde ayrımcı uygulamalara zemin hazırlamaktadır.
Sivil Alana, İfade Özgürlüğüne ve Sağlık Hakkına Yönelik Ağır İhlaller
Bu meşrulaştırma çabasının yıkıcı sonuçlarını hukuki ve toplumsal alanda her gün deneyimliyoruz:
- Sivil Alanın Daraltılması: Son dönemlerde LGBTİ+ haklarını savunan derneklere yönelik yargısal baskı, dernek kapatma kararı gibi yöntemlerle LGBTİ+ kişilerin savunmasız bırakılması kabul edilemez. Sosyal medya üzerinden yürütülen nefret kampanyalarına dayanılarak gerçekleştirilen haksız tutuklamalar ve ifade özgürlüğünün “müstehcenlik” iddialarıyla kısıtlanması, sivil alanı yok etmeyi amaçlamaktadır.
- İfade Özgürlüğü ve Medya Sansürü: RTÜK’ün 6112 sayılı Kanun’un “genel ahlak ve aile” eksenli ilkelerini keyfi ve geniş yorumlayarak dijital platformlara müdahale etmesi, ifade özgürlüğü üzerinde ağır bir caydırıcı etki yaratmaktadır. Son olarak Ocak 2026’da “LGBT içeriğinin sıradanlaştırılması” gerekçesiyle uygulanan katalogdan çıkarma ve para cezaları, hukuktan yoksundur. RTÜK kararlarındaki karşı oyların da işaret ettiği üzere, LGBTİ+ temsilinin “yasaklı” olduğuna dair varsayımın hiçbir anayasal ve hukuki temeli bulunmamaktadır.
- Sağlık Hakkına Erişim ve Bedensel Söz Hakkı: Transların hormon ve sağlık bakım hizmetlerine erişimi, kasıtlı düzenleyici değişikliklerle engellenmektedir. Hormona erişimde e-reçete dayatması gibi bürokratik engeller; coğrafi bariyerler, yoksulluk ve ayrımcılıkla birleştiğinde ağır insan hakları ihlallerine ve sağlık krizlerine yol açmaktadır. Cinsiyet uyum süreçlerinin fiilen engellenmesi ve yasal yollarla kriminalize edilmeye çalışılması, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının açıkça ihlalidir.
Taleplerimiz
Bizler, gücünü Anayasa’nın eşitlik, ifade özgürlüğü, kişi dokunulmazlığı ve toplantı hakkı güvencelerinden ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerinden alan kurumlar olarak talep ediyoruz:
- LGBTİ+ varoluşunu, bedensel söz hakkını ve hak savunuculuğunu suç saymayı hedefleyen her türlü yasa teklifi hazırlığı derhal durdurulmalı ve geri çekilmelidir.
- Devlet yetkilileri ve kamu kurumları tarafından üretilen, LGBTİ+’ları hedef gösteren damgalayıcı ve ayrımcı söylemlere son verilmelidir.
- Örgütlenme özgürlüğü ihlali anlamına gelen davalar düşürülmeli, yargı mekanizmaları LGBTİ+ hak savunuculuğunu kriminalize edecek şekilde kullanılmamalıdır.
- Barışçıl toplanma özgürlüğü kapsamındaki onur yürüyüşlerine ve etkinliklere yönelik genel, soyut ve keyfi yasaklar kaldırılmalıdır.
- RTÜK’ün medya ve dijital platformlar üzerindeki ayrımcı sansür ve yaptırım kararları durdurulmalıdır.
- Translar başta olmak üzere tüm LGBTİ+’ların sağlık hizmetlerine ve cinsiyet uyum süreçlerine ayrım yapmadan, güvenli ve ücretsiz erişimi güvence altına alınmalıdır.
İnsan onuruna yaraşır, eşit, özgür ve güvenli bir hayat herkesin hakkıdır. LGBTİ+ hakları, insan haklarıdır.
Baskılara, yasaklara ve kriminalize etme çabalarına karşı haklarımızı savunmaya devam edeceğiz.
İmzacı örgütler:
İnsan Hakları Derneği (İHD)
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi
İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD)
Eşit Haklar için İzleme Derneği
Türk Tabipleri Birliği
Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD)
Kadın Dayanışma Vakfı
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS)
DİSK Basın İş
Demos Araştırma Kolektifi
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)
Kaos GL Derneği
17 Mayıs Derneği
Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER)
Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği
Aydın LGBTİ+ Dayanışması
Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi
Kuşadası Feminist Kolektif
Lambadaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği
Genç LGBTİ+ Derneği
Kapsama Alanı
Barış için Toplumsal Çalışmalar (BATOÇA)
Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi (bil+)
Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)
Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği