TİHV İnsan Hakları Söyleşileri Başlıyor!
İlk söyleşi “Sinema ve İnsan Hakları”: Konuk Emin Alper, Moderatör Tanıl Bora
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) olarak, her ay insan hakları savunucuları ve insan hakları alanıyla ilgilenen herkesle çevrimiçi olarak bir araya geleceğimiz Çevrimiçi İnsan Hakları Söyleşileri dizisine başlıyoruz. Serinin ilk söyleşisi 21 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 20.00’de “Sinema ve İnsan Hakları” başlığıyla gerçekleştirilecek.
Söyleşinin konuğu, Tepenin Ardı ve Abluka filmleriyle tanınan, insan hakları ve toplumsal meseleleri sinemasının merkezine alan yönetmen Emin Alper. Söyleşiyi, İletişim Yayınları editörü, siyaset bilimi ve düşünce tarihi üzerine çok sayıda kitabın yazarı ve çevirmeni Tanıl Bora yönetecek. Söyleşide sinema ile insan hakları arasındaki ilişki; sinemanın toplumsal meseleleri görünür kılma, ortak hafızayı canlı tutma ve kamusal tartışmayı besleme imkânları üzerinden ele alınacak.
Etkinlik bilgileri
- Söyleşi: Sinema ve İnsan Hakları
- Tarih ve saat: 21 Ekim 2026 Çarşamba, 20.00
- Konuk: Emin Alper (Yönetmen)
- Moderatör: Tanıl Bora (Yazar / Çevirmen)
- Kayıt: canli.tihv.net.tr (ücretsiz)
Etkinliğe Katılım
Söyleşiye katılım ücretsiz. Katılmak isteyenler canli.tihv.net.tr adresinden ad, soyad ve e-posta bilgileriyle kayıt olabilir. Kayıt sonrası gönderilen doğrulama e-postasındaki bağlantıya tıklayarak kaydını tamamlayanların e-posta adresine, yayın günü canlı yayın bağlantısı iletilecek. Söyleşiyi canlı izleyemeyenler kayda arşiv bölümünden ulaşabilecek. Kayıt sırasında paylaşılan kişisel veriler, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yalnızca yayın bağlantısının iletilmesi ve etkinlik bilgilendirmesi amacıyla işlenecek.
Çevrimiçi İnsan Hakları Söyleşileri Türkiye İçin Neden Önemli?
Türkiye, son yıllarda hukuk devleti ilkesi, demokratik ölçütler ve temel hak ve özgürlüklerle bağdaşmayan devlet politikaları ve uygulamalarının yerleştiği bir dönemden geçiyor. İnsan hakları örgütlerinin belgelediği bu tablo, bağımsız uluslararası ölçümlerde de karşılığını buluyor.
Veriler ne söylüyor?
İsveç’teki Göteborg Üniversitesi bünyesinde çalışan Demokrasi Çeşitleri (V-Dem) Enstitüsü’nün Mart 2026’da yayımlanan Demokrasi Raporu 2026, 4.200’den fazla akademisyen ve ülke uzmanının katkısıyla demokrasinin 600’den fazla niteliğini ölçüyor. Rapora göre Türkiye “seçimli otokrasi” olarak sınıflandırılıyor: Çok partili seçimler yapılıyor, ancak ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile özgür ve adil seçimlerin dayanağı olan koşullar yeterli düzeyde güvence altında değil. Rapor ayrıca Türkiye’yi, otokratikleşme sürecini istikrarlı bir otokratik rejim kurarak tamamlayan ülkeler arasında anıyor.
Kamusal tartışma alanı daralıyor
V-Dem’in kamusal tartışmanın niteliğini ölçen Müzakereci Demokrasi Endeksi’nde Türkiye’nin seyri bu gerilemeyi çarpıcı biçimde gösteriyor. 2000’li yılların ortasında zirveye ulaşan endeks 2010’lardan itibaren geriliyor, 2016’dan sonra ise ölçeğin en alt düzeylerine yaklaşıyor. Müzakereci demokrasi; siyasi kararların kamusal gerekçelerle alınmasını, karşıt görüşlere ve çoğulculuğa saygıyı, toplumun tartışmaya katılımını ifade ediyor. Başka bir deyişle gerileyen yalnızca sandığın niteliği değil, ortak sorunları birlikte konuşabildiğimiz kamusal alanın kendisi.
Küresel bir tablonun parçası
Rapora göre dünyada 92 otokrasi ve 87 demokrasi bulunuyor; dünya nüfusunun yüzde 74’ü otokrasilerde yaşıyor. Son on yılda en çok gerileyen alan ifade özgürlüğü (44 ülke). Sivil topluma yönelik baskı 39 ülkede artarken, siyasi muhalefeti bastırmak için işkence kullanımı 33 ülkede belirgin biçimde kötüleşiyor. Rapor, insan hakları savunucularının ve sivil toplum aktivistlerinin faaliyetlerini sınırlayan, izleyen ya da suç haline getiren yasal düzenlemelere de dikkat çekiyor. TİHV’in Türkiye’deki İnsan Hakları Savunucularının 2025 Yılında Karşılaştığı Baskı, Engel ve Zorluklar raporu da Türkiye’de bu baskıların örüntülerini belgeliyor.
Neden söyleşi?
Böyle bir ortamda bir araya gelmek, konuşmak ve birlikte düşünmek başlı başına bir insan hakları pratiği. Aylık söyleşilerimiz, insan hakları savunucularının birbirinden ve toplumdan yalıtılmasına karşı dayanışmanın, kamusal tartışmanın ve bilgiye erişimin bir kanalı olmayı hedefliyor. Çevrimiçi ve ücretsiz olması, Türkiye’nin her yerinden savunucuların katılımını mümkün kılıyor; kayıtların arşivde yer alması ise söyleşileri kalıcı bir kaynağa dönüştürüyor.
TİHV, işkencenin ve diğer ağır insan hakları ihlallerinin önlenmesi için yürüttüğü çalışmaların yanında, bu söyleşilerle insan hakları değerlerinin kamusal alanda ve toplumsal hafızada yaşatılması için ortak bir zemin kurmayı hedefliyor.
Her ay bir çevrimiçi insan hakları söyleşisinde buluşuyoruz.
Kaynaklar: