MENÜ
ANA SAYFA
x

Halk TV Hakkında Basına ve Kamuoyuna

BASIN AÇIKLAMASI
15.10.2026

15 Ekim 2026

Basına ve Kamuoyuna

Halk TV televizyon kanalına kayyum atanması, normal yayın akışının ve canlı yayınların durdurulması, ifade ve basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına yönelik, hakkın özünü yok eden bir saldırıdır, hiçbir şekilde kabul edilemez…

Türkiye, dün (14 Ekim 2026 Çarşamba Günü) yine bir sabaha karşı operasyonuyla uyandı. Halk TV televizyon kanalına kayyum atandı. Kanal saat 05:30 sıralarında kolluk güçleri tarafından basıldı ve arama yapıldı. Normal yayın akışı durdurulan kanala çalışanların girmesi de engellendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’na yönelik soruşturma başlatıldığını ve bu kapsamda 11 kişinin gözaltında alındığını açıkladı.

Kamuoyuna aktarılan suç isnatları, bir basın kuruluşunun editoryal bağımsızlığına müdahale edilmesinin gerekçesi olamaz ve halkın haber alma hakkının engellenmesini meşrulaştıramaz. Soruşturmaların basını susturmanın aracına dönüştürülmesi, artık en küçük bir itiraza dahi tahammül edemeyen siyasal iktidarın eleştirel sesleri ortadan kaldırmaya yönelik müdahalelerinin yeni bir örneğidir.

Nitekim, TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin yazılı ve görsel basını tarayarak elde ettiği verilere göre, son bir ay içinde en az 22 site, 16 haber ve sosyal medya paylaşımına, aralarında gazeteci ve yazarlara, insan hakları savunucusu kişi ve kuruluşlara, T24 gibi haber sitelerine ait olanlar da dahil 1605 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi, ayrıca gözaltına alınan en az 12 gazeteciden 8’inin tutuklanıp 2’sine ev hapsi uygulanması söz konusu tahammülsüzlüğün boyutunu açıkça ortaya koymaktadır.

Demokratik bir toplumun temelini oluşturan ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri imzacısı olunan uluslararası sözleşmeler ve Anayasa tarafından güvence altına alınmış olmasına karşın bugünün Türkiye’sinde fiilen böyle bir güvenceden söz etmek mümkün değildir. Özellikle ifade ve basın özgürlüklerinin eleştiri, denge ve denetleme rolü neredeyse tümüyle işlevsiz hale gelmiştir.

Öte yandan söz konusu güvencesizlik ve işlevsizlik aynı zamanda insan hakları ihlallerine görünürlük kazandırma mücadelesini ağır biçimde zedelemekte, savunuculuk alanını sistematik olarak daraltmaktadır. Basının susturulması, işkence ve diğer ağır insan hakları ihlallerinin açığa çıkarılmasını, ihlallere maruz kalanların seslerini duyurmasını ve sorumluların hesap vermesini engelleyerek cezasızlığı derinleştirmektedir.

Kısacası Halk TV televizyon kanalına kayyum atanması, normal yayın akışının ve canlı yayınların durdurulması, dolayısıyla ifade ve basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına yönelik, hakkın özünü yok eden bu saldırı hiçbir şekilde kabul edilemez.

İnsan hakları ve demokrasi ilke ve değerlerine aykırı biçimde alınan kayyum kararı kaldırılmalı, Halk TV’nin bağımsız yayın faaliyetini sürdürmesi sağlanmalı, çalışanlara yönelik fiili engellemeler durdurulmalı ve T24 dahil haber kaynaklarına yönelik erişim engellerine derhal son verilmedir.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı