Hatice Onaran’ın mahkûmiyeti de başlı başına hukuka aykırıdır. Kendisi, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu üyesi olarak hasta mahpuslarla dayanışma amacıyla, yürürlükte olan ilgili yönetmeliğe uygun olarak hapishane idaresinin resmi hesaplarına küçük miktarlarda para yatırdığı için “terörizmin finansmanı” suçlamasıyla cezalandırılmıştır. Oysa gönderilen paraların tamamı, kamuoyunca bilinen hasta mahpuslara yönelik şeffaf bir insan hakları kampanyasının parçasıdır ve ilgili mevzuata göre bu paraların kullanımı zaten idarenin denetimi altındadır. Bu nedenle verilen mahkûmiyet keyfidir ve insan hakları savunuculuğunu kriminalize etme amacı taşımaktadır.
Türkiye, taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakkını güvence altına almakla yükümlüdür. Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela Kuralları), mahpusların toplumla eşdeğer sağlık hizmetine erişmesini ve acil durumlarda derhal uzman hastanelere sevk edilmesini zorunlu kılar. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) standartları ise, ciddi veya yaşamı tehdit eden hastalığı olan kişilerin hapishane koşullarında tutulmamasını, gerekirse insani tahliye veya uygun sağlık tesislerine nakil sağlanmasını öngörür. Hatice Onaran’ın mevcut koşullarda tutulması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkı ve işkence yasağını düzenleyen 2. ve 3. maddelerinin ihlali riskini doğurmaktadır. Bu nedenle İHD ve TİHV’in öncülüğünde Birleşmiş Milletler Özel Prosedürleri’ne acil çağrıda bulunduk. Bu acil çağrıya Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Civil Rights Defenders, GÖÇİZDER, Hafıza Merkezi, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kadın Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği, Kadın Zamanı Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği, Research Institute on Turkey, Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Turkey Human Rights Litigation Support Project, Türkiye Avrupa Kültür Forumu, ÜniKuir, Kadının İnsan Hakları, LİSTAG, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği gibi pek çok sivil toplum kuruluşu imzacı oldular. Yapılan acil çağrıda Türkiye’den Hatice Onaran’ın cezasının infazının derhal durdurulması çağrısında bulunmalarını talep etmiştir.
Bizler de kamuoyunu ve yetkilileri bu çağrıya kulak vermeye davet ediyoruz. Hatice Onaran’ın her geçen gün kötüleşen sağlık durumu geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açmadan, çok geç olmadan harekete geçilmelidir. Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve ilgili tüm makamlar, hukuki ve insani sorumluluklarını yerine getirerek Hatice Onaran’ı derhal serbest bırakmalı ve yaşamını koruyacak tedaviye erişimini güvence altına almalıdır. İnsan hakları savunuculuğu suç değildir; bir insanın yaşamı ise hiçbir gerekçeyle riske atılamaz!