MENÜ
ANA SAYFA
x

4 Nisan 2013 Günlük İnsan Hakları Raporu

bt130404

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Dokümantasyon Merkezi[1][2][3][4]

4 Nisan 2013 Günlük İnsan Hakları Raporu

(04/018) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

Iğdır’da 31 Mart 2013’te adli bir mesele nedeniyle polis ekibi gözetiminde karakola giden öğretmenler Mehmet Gül, Şahin Kum ve Erkan Çiğdem’in polis aracının içinde elleri kelepçeli halde darp edildikleri 3 öğretmenin yaptıkları basın açıklaması sonucu 3 Nisan 2013’te öğrenildi.

Mehmet Gül olay günü yaşadıklarını şöyle anlattı: “Erkan Çiğdem’i ablasının evinden almaya gittik. Ablası, apartman yöneticisinden şikâyetçi olduğu için polis çağırmış. Bu sırada polislerle aralarında bir tartışma çıktı. Biz de ayırmaya çalıştık. Bunun üzerine polisler bizi karakola davet etti. Otomobile bindik ve karakola giderken 4-5 ekip otosu çevremizi sardı. Telsizden ‘şahıslar kaçıyor, yakalayın’ anonsu ile irkildik. Topçular Mahallesi’nde önümüz kesildi, üst araması yapacaklarını bildirdi ve kimliklerimizi istediler. Ne olduğunu sorduk, silah çekerek karşı bir müdahalede bulundular. ‘Biz öğretmeniz. Arama emriniz var mı?’ dedik. Biber gazı sıktı, tekme ve tokat attılar. Hırsını alamayanlar kollarımızı ısırdı. Ağır hakarete uğradık. Ellerimiz kelepçeli olarak polis otosunda minibüsün koltuk boşluğuna yatırarak şiddet uyguladılar.”

(04/019) Ramazan Elçi Cinayeti…

Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 1993–1995 yıllarında, Cizre Jandarma İlçe Komutanı Cemal Temizöz’ün görev yaptığı dönemde işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili olarak açılan, yedi sanıklı Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (JİTEM) Davası’nın, 23 Aralık 2011’de Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında mahkeme heyeti, 14 Şubat 1994’te öldürülen Ramazan Elçi’nin mezarının açılmasına; ölüm sebebinin araştırılmasına ve cesede DNA testi yapılmasına karar vermişti.

Karar üzerine 2 Mart 2012’de Cizre Kimsesizler Mezarlığı’ndaki Ramazan Elçi’ye ait olduğu düşünülen mezar açtırılarak, alınan kemik parçası örnekleri, maktulün oğulları Mehmet Elçi ve Mesut Elçi’nin DNA’sı ile karşılaştırılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti.

Alınan örnekler üzerine yapılan tıbbi inceleme sonucunda hazırlanan raporun Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştığı 3 Nisan 2013’te öğrenildi.

Raporda, Ramazan Elçi’nin, oğulları Mehmet ve Mesut’dan alınan DNA örnekleriyle kemiklerin karşılaştırıldığı belirtilerek, “iddia edilen hüviyeti meçhul şahsın Mehmet ve Mesut Elçi’nin yüzde 99.99 ihtimalle biyolojik babası olabileceği tespit edilmiştir” denildi.

Raporda ayrıca nüfus kaydında ölüm sebebi “kalp krizi” olarak yer alan Ramazan Elçi’nin “kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte kafa içi değişimler sonucu meydana gelmiş olduğu””ifadesi yer aldı.

(04/020) Feyzullah Ete Davası…

21 Kasım 2007’de İstanbul’un Avcılar İlçesi’nde parkta tartıştığı Feyzullah Ete’nin göğsüne tekme atarak ölümüne sebebiyet verdiği iddiasıyla yargılanan polis memuru Ali Mutlu’nun Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın 10 Şubat 2009’da görülen duruşmasında esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı Ali Mutlu’nun “kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek” suçundan 8 ile 12 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını istemiş, 9 Nisan 2009’da Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ise sanık polis memuru Ali Mutlu’ya, “yaralama sonucu insan öldürmek” suçundan verilen hapis cezası, “suçun tahrik altında işlenmesi”, “sanığın memur olması” gerekçeleriyle ve hâkimin takdir hakkını kullanmasıyla 5 yıla indirilmişti.

Verilen hapis cezasını fazla bulan ve kararı bozan Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin bözma kararının ardından Ali Mutlu’nun yeniden yargılamasının yapıldığı ve mahkeme heyetinin “neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama ile ölüme sebebiyet verme” suçundan aynı cezayı verdiği 4 Nisan 2013’te öğrenildi.

(04/021) Zirve Yayınevi Katliamı Davası…

Malatya’daki Zirve Yayınevi’nde 18 Nisan 2007’de, Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel’in “misyonerlik yaptıkları” iddiasıyla bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili yeni iddianamenin Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlandığı 9 Haziran 2012’de öğrenilmişti.

761 sayfalık iddianamede emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un, eski Malatya Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Mehmet Ülger’in, Binbaşı Haydar Yeşil’in ve muvazzaf askerlerin de bulunduğu 13’ü tutuklu 19 kişi sanık olarak yer alırken iddianame kabul edilmesi için Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

İddianamenin 22 Haziran 2012’de Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesi üzerine birleştirilen 2 dosyada yer alan 19 sanığın yargılanmasına 3 Nisan 2013’te devam edildi.

Davanın duruşmasında sanıkların ve taraf avukatlarının taleplerini alan ve bazı ses kayıtlarını dinleyen mahkeme heyeti, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Türkiye Ulusal Stratejiler ve Hareket Dairesi (TUSHAD), Özel Kuvvetler Komutanlığı, siyah ve beyaz kuvvetler, JİTEM gibi yapılara ilişkin elde edilen bilgi ve belgelerin istenilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

(04/022) Cezaevlerinde Baskılar…

Kürkçüler (Adana) F Tipi Cezaevi’nde kalan Mehmet Bıldırcın, Mustafa Abacı, Mehmet Doğan’ın talepleri olmaksızın 28 Mart 2013’te Ceyhan M Tipi Cezaevi’ne sevk edildikleri 3 Nisan 2013’te öğrenildi.

 

[1] Dokümantasyon Merkezi’nin hak ihlali raporu kesinleşmediği ölçüde iddiadır, ihlal iddiası yargı kararları dahil olmak üzere Dokümantasyon Merkezi’nin derinlikli araştırmaları sonucu ya kesinleşerek veri olur veya hak ihlali bilânçosundan çıkarılır.

[2] E-posta grubuna üye olmak için: eozer@tihv.org.tr adresine konu başlığına “günlük insan hakları raporu üyelik talebi” yazarak boş e-posta atınız.

[3] https://www.facebook.com/TIHV.HRFT

[4] Twitter: @insanhaklari